Kayseri’de Bir Gece: Haritanın Üzerinde Kaybolduğum An
Hoş geldiniz! Nuansporselen olarak bu yazımızda “Kanada hangi meridyenler arasında” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz.
Kayseri’nin geceleri bazen fazla sessiz oluyor. Sanki şehir uyumuyor da sadece nefes alıp veriyor gibi. Penceremin kenarında otururken dışarıdan gelen rüzgârın sesi bile bana bir şeyler anlatmaya çalışıyor. O gece masamda açık duran coğrafya kitabına bakıyordum ama aslında kitabı okumuyordum. Zihnim başka bir yerdeydi. Hep başka yerlere kaçıyor zaten.
O sırada aklımda tek bir soru dönüp duruyordu: Kanada hangi meridyenler arasında? Bunu öğretmenimiz derste söylemişti ama o an not alırken bile içimde başka bir dalgınlık vardı. Sanki bu bilgi sadece bir sınav sorusu değil de, daha büyük bir boşluğun kapısıydı.
Kanada’nın Meridyenler Arasında Saklanan Hikâyesi
Kanada, dünyanın en geniş yüzölçümlerinden birine sahip. Haritaya baktığımda bir ülke değil de sanki zamanın içine yayılmış bir sessizlik gibi duruyor. Doğuda Atlas Okyanusu’na dokunuyor, batıda Pasifik’e uzanıyor. Ve işte tam da bu yüzden Kanada hangi meridyenler arasında sorusu sadece teknik bir bilgi olmaktan çıkıyor.
Coğrafya kitabında yazanlara göre Kanada yaklaşık olarak 52° batı meridyenlerinden başlayıp 141° batı meridyenlerine kadar uzanıyor. Ama bunu ilk okuduğumda aklımda kalan şey rakamlar olmadı. Aklımda kalan şey, “bir ülke nasıl bu kadar geniş olabilir?” sorusuydu. Sanki biri bana “insan duyguları nereden başlar nerede biter?” diye sormuş gibi hissettim.
O gece defterime şunu yazdım: “Belki de bazı şeylerin sınırı yoktur. Tıpkı Kanada gibi. Tıpkı içimdeki boşluk gibi.”
O an kendime kızdım. Fazla duygusal buldum kendimi. Ama sonra düşündüm, belki de mesele bu değildi. Belki de bazı şeyler gerçekten sınır çizgilerine sığmıyordu.
Kayseri’de Bir Sınıf, İçimde Bir Okyanus
Ertesi gün okulda yine coğrafya dersi vardı. Öğretmen tahtaya haritayı açtığında Kanada’nın kapladığı alanı gösterdi. Sınıfta bazı arkadaşlar telefonlarına bakıyordu, bazıları ise sıkılmıştı. Ama ben gözümü haritadan alamadım.
Çünkü o haritada sadece bir ülke görmüyordum. Bir hikâye görüyordum. Bir yerden başlayıp başka bir yere uzanan, ama tam olarak nerede bittiği anlaşılmayan bir yol gibi.
Öğretmen “Kanada hangi meridyenler arasında?” diye sorduğunda cevap verenler oldu. 52° batıdan 141° batıya kadar dediler. Doğruydu. Ama benim içimde başka bir şey oldu. Sanki biri bana “sen nereye aitsin?” diye sormuş gibi hissettim.
O an içimde garip bir hayal kırıklığı vardı. Çünkü cevabı biliyordum ama bana yetmiyordu. Rakamlar doğruydu ama his eksikti.
İçimdeki Sessiz Çatışma
Bazen insan bir bilgiyi öğrenir ama o bilgiyle birlikte başka şeyleri de fark eder. Ben Kanada’nın meridyenler arasında bu kadar geniş bir alana yayıldığını öğrendiğimde, kendi hayatımın ne kadar dar hissettirdiğini düşündüm.
Kayseri’nin sokakları bana güven veriyordu ama aynı zamanda beni sıkıştırıyordu. Her şey tanıdık, her şey aynıydı. Oysa haritadaki o devasa ülke, sanki “daha fazlası var” diyordu.
O gün eve döndüğümde içimde tuhaf bir heyecan vardı. Sanki bir gün ben de o haritanın içinde kaybolabilirmişim gibi. Ama bu kaybolma korkutucu değil, umut vericiydi.
Gecenin Defteri ve Uzayan Düşünceler
O gece tekrar defterimi açtım. Yazmak bana hep iyi gelirdi. Kelimelerle düşünmek, içimdeki karmaşayı biraz olsun düzene sokardı.
“Kanada hangi meridyenler arasında?” diye tekrar yazdım. Bu kez cevabın yanına başka şeyler de ekledim. 52° batıdan 141° batıya… ama bunun sadece bir çizgi olmadığını, aslında bir genişlik hissi olduğunu yazdım.
Sonra kendime şu soruyu sordum: “Ben neden sürekli sınırlar arıyorum?”
Belki de insanın en büyük yanılgısı buydu. Her şeyin bir başlangıcı ve bitişi olduğunu sanmak. Oysa bazı şeyler uzayıp gidiyordu. Tıpkı düşünceler gibi. Tıpkı geceler gibi.
O an içimde hafif bir umut doğdu. Belki de hayatım sandığım kadar küçük değildi. Belki de sadece ben onu küçük görüyordum.
Haritalar, Hayaller ve Kaybolma İsteği
Sonraki günlerde Kanada düşüncesi zihnimde daha çok yer etmeye başladı. Derslerde, yolda yürürken, hatta yemek yerken bile aklımın bir köşesinde o geniş ülke vardı.
Bir gün internetten haritaya baktım. Batıdan doğuya uzanan o dev alanı görünce içimde garip bir heyecan hissettim. Sanki bir gün orada yürüyebilirmişim gibi. Ama aynı zamanda içimde bir eksiklik de vardı. Çünkü ben hâlâ Kayseri’deydim.
O an kendime itiraf ettim: hayal kırıklığı yaşıyordum. Çünkü dünya çok büyükken ben çok küçük hissediyordum.
Ama sonra başka bir şey oldu. Bu büyüklük beni korkutmak yerine çekmeye başladı. Belki de mesele büyüklük değildi. Belki de mesele cesaretti.
Bir Öğretmenin Cümlesi ve İçimdeki Yankı
Öğretmenimiz bir gün şöyle demişti: “Coğrafya sadece yerleri değil, insanın yerini de anlamaktır.”
O zaman bu cümleyi çok basit bulmuştum. Ama şimdi düşündüğümde, Kanada’nın meridyenler arasında kapladığı alan bana başka bir şey öğretiyordu. Sınırların aslında düşündüğümüz kadar kesin olmadığını.
141° batıya kadar uzanan bir ülke, bana şunu fısıldıyordu: “Sen de sandığından daha geniş olabilirsin.”
Bu düşünce içimde bir umut bıraktı. Küçük bir ışık gibi ama sönmeyen bir ışık.
Son Değil: İçimde Devam Eden Bir Harita
Bugün hâlâ Kayseri’de yaşıyorum. Aynı sokaklardan geçiyorum, aynı gökyüzüne bakıyorum. Ama içimde bir şey değişti.
Kanada hangi meridyenler arasında sorusu artık sadece bir coğrafya sorusu değil. Benim için bir farkındalık oldu. 52° batıdan 141° batıya uzanan o çizgi, bana kendi içimdeki genişliği düşündürdü.
Bazen geceleri penceremin kenarına oturuyorum. Şehri izlerken içimden geçen şey değişiyor. Artık sadece gitmek istemiyorum. Aynı zamanda anlamak istiyorum.
Belki de hayat, bir ülkenin haritadaki yerinden çok daha fazlasıydı. Belki de insan, kendi meridyenlerini kendi içinde çiziyordu.
Ve ben hâlâ yazıyorum. Çünkü bazı soruların cevabı bulunmak için değil, hissedilmek için vardır.
Umarız “Kanada hangi meridyenler arasında” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Nuansporselen ailesiyle kalmaya devam edin!