İçeriğe geç

Şuûbiyye düşüncesi nedir ?

Şuûbiyye Düşüncesi Nedir? İzmirli Gençten Mizahi Bir Bakış

Şuûbiyye düşüncesi… İlk duyduğunda “Ne alaka ya?” dediğini duyar gibiyim. Bunu, bir arkadaşın sohbet arasında araya sıkıştırmış olsa, muhtemelen “Yine kafayı mı sıyırdın?” demek yerine, bir yudum çay alıp derin derin düşünüyor olabilirsin. Şuûbiyye düşüncesi dediğimizde, ne bileyim, belki biraz korkmuş olabilirsin. Ama, hadi gel bunu birlikte çözümleyelim. Sonuçta, İzmir’de yaşıyoruz, hayat zaten kafamızda biraz daha karmaşık, biraz daha derin. Gündelik hayattan birkaç komik anı da eklersek, işin içine eğlenceyi de sokarız.

Şuûbiyye Düşüncesi: “Bunu Hiç Düşünmemiştim!”

Şuûbiyye, ilk duyduğunda aklına gelmesi gereken şeyler arasında muhtemelen “baklava”, “fıstık” veya “kadayıf” yok, değil mi? Ama aslında kelime, “şüphe”den türemiş. Hani o soruları sormayı seven, her şeye biraz şüpheyle yaklaşan insan tipi vardır ya, işte onlar “Şuûbi”dir. Ve bu “şüphecilik” bakış açısına sahip olmayı düşünce tarzı haline getirenler de, bir anlamda şuûbiyye düşüncesiyle hareket ederler.

Gel, ben sana bir İzmirli’nin gözünden anlatayım.

“Ya, ama bence… böyle olmaz.”

Bir kafede arkadaşlarla oturuyorum, hava gayet güzel. Hem sıcak, hem de serin, İzmir’de alışık olduğumuz o rahatsız edici ama bir o kadar da güzel hava. Anlatıyorum bir şeyler, bir arkadaşım bir konuda kesin bir şey söyledi:

“Yani, bence hayat çok basit; yapman gereken şey şu…”

Ama tabii ki benim iç sesim devreye girdi:

“Ama bu kadar mı? Yani her şey bu kadar basit mi? Hadi ya, bu işin arkasında başka bir şey vardır.”

O an, hemen karşımdaki arkadaşa baktım. İçimden, “Senin düşündüğün kadar düz bir düşünce yapım yok. Bi’ düşün!” diye söyledim. Ama dışarıdan öyle bakınca, sanırım biraz ‘şuûbiyye’li bir yaklaşım sergiliyordum. Neyse, bunu da geçelim.

Şuûbiyye Düşüncesi, Hadi Gülümse: Düşüncelerini Birazcık Dalga Geçerek Analiz Et!

Şuûbiyye düşüncesi, bildiğin gibi her şeyin sorgulanması gerektiğini savunur. Bu düşünce tarzı, insanın her şeyin ardında bir “öteki” anlamı olduğunu kabul etmesine ve her olguyu, durumu şüpheyle incelemesine dayanır. O kadar ince düşünen bir kafamız var ki, bazen bir arkadaşımızın “Aaa bak, buradan çok güzel bir manzara var!” dediğinde bile, “Eee, ama ya başka bir açıdan daha güzel görünüyorsa?” diye sormak zorunda kalıyorum.

“Hep o bakış açısıyla mı bakıyoruz?”

Bir gün, arkadaşım Serkan ile yürüyüş yapıyoruz. Zaten adamın bir bakış açısı var, her konuda derin bir fikri var ve “Her şeyin bir nedeni var” diyor. Birden bir ses çıktı, ben şaşkınlıkla baktım:

“Abi, bu ağacın kesilmesinin ardında başka bir şey olabilir mi?”

Serkan şaşkın bir şekilde bakıp, “Ne diyorsun ya? Ağaç kesilmiş işte!” dedi.

“Ama ya bu ağacı kesmelerinin bir nedeni vardır? Belki yanlışlıkla bu ağaç oraya yerleşti, belki de yerin altındaki toprağı değiştirmek istiyorlardır!”

Biraz garip olabilirim, ama işte; şuûbiyye düşüncesi bunu ister. Her şeyin arkasında bir ‘daha derin’ bir anlam aramak. Hani şu insanlar vardır ya, her konuda derinlemesine analiz yaparak günü kurtaran; ben de tam o tiplerdenim.

Şuûbiyye Düşüncesi ve O Sorgulayıcı Yanaşma

İzmir’deki hayatın içinde şüpheci olmak, bazen komik bir şekilde karşına çıkıyor. Örneğin, alışveriş yaparken, markette “Yok ya, bu peynir normalden pahalı.” dediğinde, diğerleri “Aman, işte her şey zamlandı.” diye geçiştirirken ben şunu düşünüyorum:

“Ama belki de bu peynirin fabrikasında bir şeyler oluyor, fiyatlar da o yüzden yükseliyor.”

İşte tam o sırada, bir anda kendimi bir felsefi sohbetin ortasında buluyorum. Çevremdekilerde tek bir şeyin bile ‘daha derin’ olabileceğini savunan birisi olmak… Tabii ki bu, her zaman çok popüler bir yaklaşım değil. Ama içimde hep o “Ya aslında bu neden böyle?” düşüncesi oluyor.

“İzmir’de Şuûbiyye’nin Büyüsü”

Şuûbiyye düşüncesi, bir bakıma da yerel hayatın sorgulayıcı bir versiyonudur. İzmir gibi, sokaklarında çiçek kokusu, tarih kokusu, bazen de kargaşa kokusu olan bir şehirde, insanın her şeyin ardında başka bir anlam araması çok doğal. O yüzden ben de Şuûbiyye düşüncesiyle harmanlanmış bir İzmirli’yim, diyebiliriz.

Bir sabah kahvaltıda, evde peynirli gözleme yaparken, aklıma geldi:

“Peki ya bu gözleme, sadece gözleme değilse?”

Bütün hayatı sorgulamaya başladım ve birden aklıma şu geldi: Belki de bu gözleme, en sıradan öğünlerden biri olmanın ötesinde, insanın ‘daha fazlasını’ aradığı anların sembolüdür. Şuûbiyye’den feyz alarak, bu tip düşünceler başıma sıkça geliyor.

Sonuç: Şuûbiyye Düşüncesi, Bir Sorgulama Sanatı

Şuûbiyye düşüncesi, belki de hayatı daha farklı, daha renkli ve daha yoğun yaşama biçimidir. Ne kadar şüpheci olursan ol, yine de hayatta anlamlı şeyler bulmak, anlam yüklemek zorunda kalırsın. Çünkü bazen hayat, “bunu böyle kabul ediyorum” dediğimiz anda, başka bir açıdan sorgulanmaya ihtiyaç duyabilir.

İzmirli bir genç olarak, “Bir şeyin ardında hep başka bir şey vardır” demek, her zaman ilginç bir deneyim. Eğer bir gün, gözlemenin sırrını çözmeye karar verirsen, emin ol sen de şüpheci bir yolculuğa çıkmış olacaksın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu
Sitemap
https://hiltonbet-giris.com/betexper indirelexbetgiris.org